İsmail
Bey Camisi’nin (Eski Cami) yanında bulunan Durakhan kitabesinden
öğrenildiğine göre, Selçuklu veziri Müinüddin Süleyman Pervane
tarafından 1246 yılında yaptırılmıştır. İç Anadolu ile Karadeniz
bölgeleri arasındaki ticaret yolu üzerindeki han, yöre halkı ve yolcular
tarafından Durakhan olarak anılmıştır. Bu nedenle de bulunduğu ilçenin
adı Durakhan olmuş, zamanla halk dilinde Durakhan Durağan’a dönüşmüştür.
Hanın kitabesi yerinden düştükten sonra korunması için İsmail Ağa
Camisi’nin duvarına konulmuştur. Bu kitabeden Bekir Başoğlu Boyabat
isimli kitabında söz etmektedir.
Kitabe:
”Emre bi imareti hazin - i Han İl menrure fi eyyami Devlet -iz
Sultan.
El a'zam Şehinşah ile muazzam itibar üd-dünya ve'ddin Ebül Fatih
Teyhüsrev.
El isfehar i-muazzam Melik-i Mülük İl-Ümera vel-vüzera emin üd Devleti
ve'ddin avn ül-islam.
Perdvenetü A'zam Süleyman ibnü Ali a'lellahü şenehü nazara ehell ül abdi
aakarühüm güher başübnü Abdillahfi zilhicce sene erbaun , sittine ve
sittemiye.”
Arapça olarak yazılmış olan bu kitabenin mealen anlamını Bekir Başoğlu
şöyle açıklamıştır:
“İslam’ın ve Müslümanların dinin ve devletin yardımcısı vezir, emir
ve meliklerin meliki dünyanın ve dinin itibarı Fatih'ler babası Ulu
Sultan Keyhüsrev'in emriyle bu Kervansarayı h.644 (1246) yılında büyük
Pervane Süleyman bin Ali yaptırmıştır. İnşaatı kulların fakiri Kühürbaş
Bin Abdullah nezaret etmiştir.”
Han
moloz taş ve kesme taştan kireç harçlı olarak yapılmıştır. Dikdörtgen
planlı han 22.50x14.00 m. ölçüsünde bir iç avlusu bunun çevresinde de 13
odadan, aşevi, hamam ve mescitten meydana gelmiştir. Selçuklu sanatının
özelliklerini yansıtan han, açık avlulu han örneklerindendir. Hanın
girişi üzerinde geometrik bezemeler ve kitabesi bulunmaktadır. Bu kitabe
İsmail Bey Camisi’nin duvarına sonradan konulmuş ve hanın 1989-1992
yılları arasında restorasyonun yapıldığı sırada da bu kitabe tekrar eski
yerine konulmuştur.
Girişin iki yanında diğer han odalarından farklı iki oda bulunmaktadır.
Bu odalar hanın güvenliğini sağlayanlar ile hana girişi kontrol edenlere
aitti. Avludaki han odaları ve arkasına yaslandığı hanın duvarları
oldukça kalındır. Aynı zamanda buraya içerisinin aydınlatılması ve
havalandırılması için mazgal pencereler açılmıştır. Hücreler beşik tonoz
örtülüdür. Bunlardan ilk bölümdeki odalar hana konaklamak için
gelenlerin dinlendikleri yerlerdir. İkinci bölüm hanın sağ tarafında yer
alır. Bu bölümün ne amaçla kullanıldığı kesinlik kazanamamakla beraber
ibadethane olarak kullanıldığı da iddia edilmiştir.
Durakhan döneminin en sağlıklı işlevi olan yapılarından birisidir.
Sağdaki bölümde hanın hamamı, mutfağı da bulunmaktadır. Bu hamamdan
yalnızca bir duvar kalıntısı günümüze gelebilmiştir. |
|
|